“Sevmek ne uzun kelime, derin deniz mavisi…”
Cemal Süreya’nın bu dizeleri, Abbey ve Mete’nin Çırağan Sarayı’nda gerçekleşen lüks düğününün çıkış noktası oldu. Amerika’da yaşayan çiftin iki güne yayılan düğün kutlamasını bir yıl boyunca planladık. Amerika ve Türkiye’den gelen 300 seçkin konuk için ilk gün İstanbul Boğazı’nda bir karşılama daveti, ikinci gün ise Çırağan Sarayı’nda zamansız bir düğün deneyimi tasarladık.
[Boğaz’daki karşılama davetini keşfedin →]
Abbey’nin hayalindeki “mavi düğünü”, İstanbul Boğazı’nın derinliğinden, dalgaların akışından ve suyun verdiği dinginlik hissinden ilham alan bütünsel bir düğün tasarımı olarak yorumladık. Maviyi yalnızca bir renk paleti olarak değil, düğünün atmosferini ve tasarım dilini belirleyen ana unsur olarak ele aldık. Tasarımın odak noktasını oluşturan mavi dans pistini; beyaz, krem ve yumuşak nötr tonlarla çevreleyerek rengin güçlü etkisini dengeli ve zarif bir biçimde öne çıkardık.
Dalga hareketini yansıtan büyük ölçekli tavan kumaş enstalasyonu ve el yapımı çiçekler, farklı mavi tonları arasında yumuşak geçişler yaratırken tasarıma akışkan ve heykelsi bir karakter kazandırdı.
Bu düğün için özel olarak üretilen dairesel nikâh platformu, keskin hatlardan uzak organik tasarım anlayışımızı tamamladı. Nikâh alanını yemek alanından bilinçli olarak farklılaştırarak daha nötr ve dingin bir atmosferde kurguladık; beyaz ve yumuşak tonların hâkim olduğu bu alanda herhangi bir mavi detay kullanmadık. Sarayın ihtişamlı kapısından başlayan yürüyüş yolunda ise yalnızca hafif blush dokunuşlarına yer verdik. Mekânın doğal yapısını ve tarihi karakterini korumak amacıyla herhangi bir ek platform ya da kaplama kullanmadan doğal taş zemini açıkta bıraktık.
Çiçeklerin Abbey için taşıdığı önemi göz önünde bulundurarak gerçekleştirdiğimiz üç ayrı prova sonucunda şekillenen aranjmanlarda yeşil yaprak kullanımından özellikle kaçındık. Çiçeklerin kendi sapları ve tasarımın bir parçası olarak korunan tomurcuklarla oluşturduğumuz doğal bahçe stili, Çırağan Sarayı’nın tarihi atmosferi içinde zarif ve yaşayan bir saray bahçesi hissi yarattı.
Düğünün arkasında aynı zamanda geniş bir uluslararası ekip vardı. Uluslararası müzik grubu Bodro Artist, dünyanın önde gelen düğün fotoğrafçıları arasında yer alan Anna Roussos ve Thanos Asfis, Amerika’dan gelen özel film yapım ekibi KEJ Movies ve yine Amerika’dan gelen makyaj sanatçısı Galya Gornishka dahil olmak üzere, farklı ülkelerden gelen yaratıcı ekiplerin ve tedarikçilerin koordinasyonunu tek bir operasyon çatısı altında yönettik.
Bu ölçekteki tasarımın Çırağan Sarayı bahçesinde hayata geçirilmesi yüksek hassasiyetli bir prodüksiyon ve lojistik operasyon gerektirdi. Sarayın bahçesi yalnızca 8 saat içinde, yaklaşık 120 kişilik lojistik, prodüksiyon ve kurulum ekibiyle tamamen dönüştürüldü. Özel üretim dekor elemanları, dairesel platform, büyük ölçekli kumaş enstalasyonları ve truss sistemlerinin kurulumu bu sınırlı zaman dilimi içinde tamamlandı. Tüm kurulum operasyonu, Ruks Event & Design tarafından önceden oluşturulan detaylı zaman ve saha planına sadık kalınarak, ekiplerin eş zamanlı koordinasyonuyla yönetildi.
Çırağan Sarayı’nın tarihi dokusunu tasarımın bir parçası olarak korurken; lüks düğün planlama, özel düğün tasarımı, üst düzey prodüksiyon, misafir ilişkileri, uluslararası ekip koordinasyonu, lojistik ve saha yönetiminin tamamını uçtan uca yönettik. Ortaya, maviyi yalnızca bir renk olmaktan çıkarıp duyguya ve harekete dönüştüren; sarayın ihtişamıyla çiftin zarafetini buluşturan, kendine özgü, lüks ve zamansız bir İstanbul düğünü çıktı.